LaLoU / LaLoU mantar panohöhöytttt Yağmurlu bir sonbahar gününde, bir köy evinde içilen sıcak bir çaydan, daha iyi hiç bir şey olamaz diye düşünürsün o an. Karamsar bir tablo gibidir baktığın her yer. Kara kara bulutlar hüzün saçarken ortalığa, bacalardan çıkan tezek dumanı sarar dört yanını. Alışkın olmadığın bir ortamda, alışkın olmadığın bir kokudur şimdi içinde hissettiğin. Her gördüğün, bir karartı gibi gelir sana. Renk kavramı yoktur sanki. Ne siyah ne de beyaz. Daha çok gri tonlar hâkimdir yaşama. Sanki gri rengin anlattığı bir belirsizlik içinde yaşanır her şey. Yıkık dökük duvarlar arkasındaki hayvanlar bir şeyler anlatır sanki. Ya da sen sanırsın. Gördüğün her şey o kadar farklıdır ki duyduklarından, her görüntü sanki bir şeyler anlatmak zorundaymış gibi hissedersin. Her gördüğüne bir anlam yüklersin kendince. Görüntü hoştur aslında. Tıpkı resimlerde görüp de beğendiğin yerler gibi. Burası onlardan biridir. Öyledir de öyle olmasına, neden çekici gelmez resimlerde gördüğün zamanki gibi. Ne değişmiştir ki sanki?Bu bile bir şeyler anlatır sana. Görmek yetmez, yaşamak gerek. Tıpkı duymanın yetmediği gibi. Öyle yorgun durur ki kurumuş ağaçlar. Sanki bir bahane aramaktalar gitmek için. Bir bilseler gitmemeleri gerek. Terk etmemeleri gerek buraları.Bir bilseler neler kattıklarını, gri renkli bir yaşamı anlatan gri fotoğrafa. Uzayıp giden bir boşluk. Ağaca hasret bir toprak. Tek avuntusu, üzerinde gezen hayvanlar. Onları doyurabilmek. Bunun dışında sade bir boşluk. Göz alabildiğine uzayan topraktır gördüğün. Çok uzaklarda buna benzer yaşamlar.Yine sadece duyduğun, belki biraz da gördüğün. Ama yaşamadığın, hissetmediğin.Bir resim için en iyi malzemedir aslında. Ama, resimler gerçek değildir. Gerçeklerse daha acıdır resimlerden? Beyaz gökyüzünde, bir işgalci gibidir kara kara bulutlar. Gökyüzü gibi hayatı da karartmak için düşürür gölgesini toprağa. Doğa baskın çıkmıştır bir kez daha hayata. Yenmiştir insanların yüzündeki gülümseyişi. Tıpkı toprak gibi, tıpkı gökyüzü gibi, karartmıştır yüzleri. Söz dinleyen bir çocuk olmuştur, o, asi, kaba görünümlü insanlar. Karşıdırlar sanki hayatın çelişkili yanlarına. Sinirleri bozan bir monotonluk hâkimdir her şeye. Göz zevki vermeyen doğa ve gönül zevki alamadığın insanlar. Sanki bu siyah beyaz filmin, aynı rolü oynayan farklı aktörleri... "Turabi Onay" Ercestbeau 01 Temmuz 2008 14:51 |